99 Francs | Serkan Dinç
“Suyun üzerinde yürüseniz, “Çünkü yüzme bilmiyor” diyen insanlar hep olacaktır. O yüzden siz işinize bakın.”
16 Ekim 2015
Pokémon Go’yu Biliyor Musunuz?
19 Ekim 2015
Tümünü Göster

99 Francs

99-franc-ic-metin-kapakFilmimizin adı 99 Francs! Aslında daha önceden bu bir kitapmış ve kitaptan filme uyarlamışlar. Frédéric Beigbeder diye bir abimiz varmış. Bu abimiz reklam şirketinde çalıştığı sıralarda bu kitabı yazmış ve yazdığı kitaptan bu filmi uyarlamışlar. Film reklam dünyasını hedef alan eleştirel bir film. Fakat bu film ve kitap Türkçe'ye çevrilirken 9.99 YTL diye çevirmişler utandım :( Bu bizim cahilliğimiz mi yoksa espri anlayışımız mı anlamadım ama iki türlüde bir Türk olarak gerçekten utandım.

Ana karakterimiz Octave çok meşhur bir reklam ajansında metin yazarlığı yapıyor. Ve yükselmesi an meselesi sayılır. Herif gerçekten çok başarılı ve paraya paraya demiyor. Hayatında hiç bir sıkıntı dert tasa falan yok. Ta ki artık bu hayattan bıkıp daha farklı heyecanlar arayana kadar! Biliyorsunuz Lut Kavmi neden helak olduğunu. Aynı Octave gibi insanların farklı arayışlar içerisine girerek sapıkça şeyler yapmasıyla helak oldular. Filmini 2 alternetif sonu var. Bu sonlarda neler olduğunu görmeniz gerek. Film başlarken ve biterken Octave'ın bir tiradı var. Bunu aşağıdan okuyabilirsiniz.

Her şey satılıktır. Aşk, sanat, dünya, sen - ben... Özellikle de ben! Son teslim tarihi olan her şey gibi insan da bir ürün sayılır. Ben reklamcıyım. Asla sahip olmayacağınız şeylerin hayalini kurmanızı sağlarım. Gökyüzü hep mavi, kadınlar daima güzel, mükemmel fotoşoplanmış mutluluk... Dünyayı güzelleştirdiğime inanıyor musunuz? Aksine içine ediyorum.

Her şey geçici... Aşk, sanat, dünya, sen, ben. Özellikle de ben!


Filmden Bazı Replikler

Bu arada dev fotoğraflar duvarları, otobüs duraklarını, kamyonları ve taksileri kaplar. İnsan gözü hiç bu kadar saldırıya uğramamıştı. Doğumundan 18 yaşına kadar herkez ortalama 351 milyon reklama maruz kalıyor. Bu seviyeye gelmemiz 2000 yılımızı aldı.

Octave sanat direktörü arkadaşıyla önemli bir toplantıya katılacaktır. Merdivenleri çıkarken;

Toplantıya her daim geç gitmek gerekir. Dakik bir reklamcının inandırıcılığı olmaz. Kendisini dakikalardır bekleyen insanların olduğu bir odaya girdiğinde asla özür dilememelidir.

Toplantı ortasında acayip bir şekilde atarlanır ve açar ağzını yumar gözünü;

Bana bak aptal dişçine ne yapması gerektiğini söylüyor musun? Hayır! Çünkü ona güveniyorsun... Buda aynı şey!

Fakat bunları söylemek biraz cesaret ister.

İşte Artık biliyorsunuz. Bir kaç yıldır neden boktan reklamlar izlediğinizi artık biliyorsunuz. Her şey işte bu anda belli olur. Kreatif ekibin suçu yok. Boktan her reklamın arkasında çöpe atılmış harika bir fikir vardır. Çünkü ben dağil hiç kimse korkudan itiraz edemez.

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Sosyal Medya, Kurumsal - Kişisel Web Sitesi ve E-Ticaret sitelerinde çözümler üretiyorum. Şuanda Pio Ajans, Sosyalimci gibi dijital hizmetler veren kurumlara destek veriyor ve freelance çalışmalarıma devam ediyorum.

2 Comments

  1. Tarık dedi ki:

    Ayrıca bu filmin kitabının yazarı bu kitap yüzünden işten kovulmuş. Kitapta; kendim ayrilmaya cesaret edemedim bu yuzden bu yolu sectim şeklinde açkalar.

  2. AntiReklamcı dedi ki:

    Reklamcılığın rezaletlerini anlatan çok güzel bir film. Ama film olarak güzel mi? Hayır…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir