Ortaoyuncular – İstanbul’u Satıyorum Tiyatro Oyunu
Haldun Dormen’in “Cep Tiyatrosu” kültürü Çağlar İşgören tarafından dijital dünyaya taşınıyor!
Yeni Nesil Tiyatro “Cep Tiyatrosu”
20 Aralık 2020
1 Mayıs'ın "doğum yeri" olan Amerika Birleşik Devletleri'nde kutlanmaz
Söz Çakal Carlos’ta – 1 Mayıs
28 Aralık 2020

İstanbul’u Satıyorum Tiyatro Oyunu Giriş: Madalyonlu Hanzo’larız, dağdan geldik bağınızı satıyoruz annenizle birlikte! Ben bütün bir kültürün muhabbet tellalıyım kızoğlan kız kulesi satarım, fiyatını verene. Olayların bonkörüyüm, üst Chicago alt Şişhane! Her bir şeyin fiyatı var, diyeti var, duyduk duymadık yok. İlanlarla reklamlarla orta yerlerde bağırırım bangır bangır, My name is mr.. Mangır.

Ferhan Şensoy‘un yazıp yönettiğin, Ortaoyuncular‘ın oynadığı İstanbul’u satıyorum oyunu 1988 yıllarında bir ütopya idi, şimdilerde sadece ironi. Ferhan Şensoy’un kehanetlerinden yapılmadık ne kaldı ki geriye? Sadece İstanbul’un üzerine beton döküp İstanbul’un ikinci katı çıkılmadığı kaldı. Biraz daha yer kalmasın, İstanbul biraz daha Edirneleşsin muhtemelen laz müteahhitler bunu da yapacaklardır. Bekleyin Edirneliler çok yakında siz de Istanbullusunuz! İstanbul’u Satıyorum oyunu kentsel dönüşüme uğrayan bir mahallenin, yıkıma karşı direnemeyişini, paranın ne kadar tatlı gelip farkında olmadan İstanbul’un kültürünü ve tarihini nasıl sattıklarını anlatırken açgözlü müteahhit ve yatırımcılar gözünden de İstanbul’un tarihinin nasıl paraya çevrileceğini ve bu tarihi İstanbul’un, sözde ne kadar değersiz, ne kadar gereksiz olduğunu bizlere gösteriyor.

Allah günah yazmasın mezarlıklar ne kadar gereksiz yer kaplıyor, mezarlıklar yerine AVM’ler, parklar yerine çok katlı gökdelenler, yalılar yerine apartmanlar yapmak istiyor bu müteahhitler. Üstelik yer kalmayınca denize beton dökmek, İstanbul’un üzerine yeni bir İstanbul çıkmak gerektiğinden bahsediyorlar. Hatta Müteahhitlerden biri türbesinde huzurla yatan Mimar Sinan’ı çağırıyor, yeni bir İstanbul dikmek için! Fakat manidardır ebedî istirahatgahından uyanıp gelen Mimar Sinan’, İstanbul’u bulamaz. Hani nerede İstanbul?

İstanbul’u Satıyorum Tiyatro Oyunu İzle

İstanbul’u Satıyorum tiyatro oyununun her sahnesi ayrı bir önem taşımasına rağmen müteahhit Kartal ve Mimar Sınan’ın tanışmasındaki, Mimar Sinan’ın bir sitemi çok manidardır, yapılan yapıların sığlığından, İstanbul’a yakışmamasından bahseder. Ve sorar yok mudur bizden sonra yetişmiş devletin bir ser mimarı! Ebedi istirahatgahından çıkıp gelen Mimar Sinan’ın tekrardan İstanbul’u inşaa etmesi fakat daha ucuza bunu halletmesi istendiği için, İstanbul’u yıkanların değil, yıkıma direnenlerin yanında boy gösterir koca Sinan. Ve başka bir sahnede Fatih Sultan Mehmet ile karşılaşır, şikayetlerini dile getirir. Fatih şikayetleri alır ancak Fatih’ten muhtarlığa adaylığını koysa seçilmez iken, kefereden cenk ederek aldıkları İstanbul’u nasıl geri alacaklardır üçkağıtçının elinden diye sitem eder!


Doğru buyurdun, tıpkı bir canavar gibi… İstanbul’un iki yakasına dişlerini geçirmiş bir beton canavar… 323 yapı yaptım, böyle çirkinini yapmadım. Hiç mi mimar yetişmez oldu memlekette? Yok mudur mühendisan-ı devrân? Yetişmedi mi benden beri, bir ser-imârân-ı cihan? Koskoca devletin ser-mimarı yok mudur?

Mimar Sinan

Erol Günaydın, Münir Özkul, Baykal Kent Ferhan Şensoy Şampiyonlar Ligi Gibi Kadro

1988 yılında oynanmaya başlayan İstanbul’u satıyorum tiyatro oyunu muhteşem bir oyun olmasından önce oyuncu kadrosuyla adeta şampiyonlar ligini andırıyor. Başta Erol Günaydın, Münir Özkul, Baykal Kent gibi ustaların yanında çıraklar Ferhan Şensoy ve Rasim Öztekin! Üstelik Rasim Öztekin bateride adeta içindeki jazz/blues sevdalısı zencinin sezeryan ameliyatını yapıyor. Oyuncu kadrosundan, müziklerine kadar harika bir tiyatro oyunu karşınızda. Münir Özkul oyunun açılışında çok fazla düşünmeyiniz dese dahi, insan düşünmekten kendini alamıyor. Çünkü görüyorsunuz İstanbul parsel parsel büyüyor, deniz doldurulup ülkemizin metrekaresi büyütülüyor. Ferhan Şensoy usta günümüz emlak piyasasını ne kadar da güzel anlatmış taaa 1988 yılından!  

İstanbul’u Satıyorum oyunu kentsel dönüşüme uğrayan bir mahallenin, yıkıma karşı direnemeyişini, paranın ne kadar tatlı gelip farkında olmadan İstanbul’un kültürünü ve tarihini nasıl sattıklarını anlatırken açgözlü müteahhit ve yatırımcılar gözünden de İstanbul’un tarihinin nasıl paraya çevrileceğini ve bu tarihi İstanbul’un sözde ne kadar değersiz, ne kadar gereksiz olduğunu bizlere gösteriyor.

İstanbul’u satıyorum tiyatro oyununun DVD’sini satın almak isterseniz Ortaoyuncuların web sitesinden satın alabilirsiniz. Adres => Ortaoyuncular İstanbul’u Satıyorum Tiyatro Oyunu DVD’si

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Masalarının arası geniş, insanların kendilerini güvende hissedeceği, enfes pastaları ve sohbetleri, tür tür kahve çekirdeklerinden kahveleri, keyfe göre nargileleri olan bir kafe açma hayalim var. Ama kafe açamayınca blog açtım!

2 Comments

  1. husnu16 dedi ki:

    Bazıları ebediyete göç eden bu büyük ustaları azda olsa seyretme şansım olmuştu. umarım bıraktıkları boşluğu doldurmak için çalışanlar çıkar.

    • Serkan Dinç dedi ki:

      Ne mutlu size 🙂 Keşke benimde böyle bir şansım olsaydı. Bu ustaların yeri doldurulacağını zannetmiyorum ancak kendi tarzları ile gelen Erdal Beşikçioğlu, Şevket Çoruh gibi sanatçılar ortaya çıkıyor.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: