The Old Guard "Ortalama Netflix Filmi İşte" | | Serkan Dinç
Saian feat Bedo – Birkaç Güzel Gün İçin
31 Temmuz 2020
How to Sell Drugs Online: 2. Sezon Eleştirisi
1 Ağustos 2020

WordPress.com’dan sitemi takip edenler öne çıkarılmış fotoğrafları görmek için sağ üst köşede bulunan dünya simgesine yada siteyi görüntüle yazısına tıklarsa öne çıkarılmış fotoğrafları daha iyi göreceklerdir. Özellikle İlgimi Çekenler kategorisindeki yazılardaki eksik görünen fotoğraflardan dolayı bu konuda çok fazla şikayet geldiği için belirtme ihtiyacı hissettim.

Netflix’in PR çalışmalarıyla abarttığı filmler içinden belkide en iyisi hadi en iyisi olmasada en iyilerinden biri. Şimdi hakkını yememek lazım gerçekten mükemmel filmleri yok değil. The Old Guard filmide çoğu Netflix yapımı gibi sıfırdan yazılan bir yapım değil, eski bir çizgi romandan uyarlanmış. Bu kötü bir şey diye demiyorum sadece uyarlama olduğunu bilin diye söylüyorum. Film ölümsüz bir ekibi kiralayan birinin ihaneti ile başlıyor, ölümsüz ekibe yeni birinin katılması ve onun gruba adapte olmasıyla hareket kazanıyor, grubun kendi içinde parçalanması ve ölümsüzlüğe karşı direniş ile farklı bir algı oluştursada bunun felsefesini pek yansıtamıyor ama yinede böyle bir şey var.  Ve son olarakta ilk ölümsüzün artık ölümsüz olmadığı gerçeğiyle filmin dram yükü artıyor.

Bahsettiğim şeylere kıyasla şunuda belirtmek istiyorum film aksiyon filmi. Aksiyon filminden beklentileriniz olan kavga, otomatik tüfeklerle yapılan atışlar, kan, şiddet hepsi içinde az az var. Yine klasik Netflix marka imajı olarak ibnelere destekte söz konusu. Ölümsüzlerdeki iki tane erkek, ibneler. Ve yalnızlıktan dem vuran ölümsüzler içerisinde yalnız olmayan tek onlar. Buna bir türlü anlam veremiyorum. Film çok güzel yada çok kötü fark etmiyor ama filmin yada dizinin bir akışı var. Ve bu akışa anlamsız olarak iki tane ibne koyup onları seviştirmek filme nasıl bir katkı sağlıyor merak ediyorum?

Hikâyenin merkezindeki ölümsüzler ekibi, kendilerine neden “bahşedildiğini” bilmedikleri bu özelliğin sonucu olarak Haçlı Seferleri’nden Küba Devrimi’ne kadar tarihin birçok dönüm noktasında etkin rol oynamış kişilerden oluşuyor. En ölümcül yaralardan dahi X-Men’deki Wolverine karakterini hatırlatır şekilde kurtulan bu kişilerin yaşadıkları, tecrübe ettikleri devasa zaman dilimi içinde çok büyük bir acı yatıyor ama her şeye rağmen neden ölmüyorlar ve ne için savaşıyorlar sorusunun cevabı yok! Sen o kadar yıl yaşa neden ölmediğini ve ne istediğini hiç bilme! Pek akılcı bir yanı yok galiba. Birde şunu düşünüyorum. Ölmüyorsun, ne yapardın? Ne uğruna savaşıyorsun, davan ne, bu savaşı nasıl kazanacaksın, bu savaşa idame ettirebilmek için kaynağını nasıl sağlıyorsun, bu kadar ülkeyi nasıl dolaşıyorsun falan akıl almak bin tane soru işareti uyanıyor aklımda…

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Masalarının arası geniş, insanların kendilerini güvende hissedeceği, enfes pastaları ve sohbetleri, tür tür kahve çekirdeklerinden kahveleri, keyfe göre nargileleri olan bir kafe açma hayalim var. Ama kafe açamayınca blog açtım!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: