Kısa Film Fikri “Nalları Dikmek: Bir Sineğin Yalnızlığı” | Serkan Dinç
Marvel’dan Hawkeye Sahnede!
9 Aralık 2021
Ülkelerin Savaş Cephesi Olarak “Medya”
11 Aralık 2021

Geçen günlerde YouTube’tan bir video izlerken aklıma bir kısa film fikri geldi. Öncelikle filmin başlığı “Nalları Dikmek” olacak. Bir sineğin, tüm sınırları zorlayıp bir insanı rahatsız etmesini konu alacak bu kısa film. Evet, gerçek hikâye. Aslında, bu fikrimi bizzat yaşadığım için kısa filmini çekmek istiyorum fakat birkaç sorun var. Mesela hayatımda hiç kısa film çekmedim ama bu konuda çok unuttuğum çok fazla fikrim oldu. Bir başka sorun ise senaryo yazmayı bilmiyorum. Ne kadar kendim yaşamış olsam da bunu kelimelere dökecek yeteneğe sahip değilim. Bir başka sorun ise yönetmenlik ve kurgu hakkında hiçbir fikrim yok. İnstagram Reelsleri bile kurgulayamam. Ve son ama ufak bir sorun daha var. Bu filmde oynaması ve nalları dikmesi için bir sineği nasıl ikna edebilirim bilmiyorum. Aslında sinek kadavrası için sorun yok ama canlı kanlı yazılan senaryoyu oynayacak sinek bulmak biraz zor olabilir.  

Sinek cast ve benzeri türevlerinde Google’da aratmalar yaptım ancak henüz sinek oyuncu sunan bir casting ile karşılaşmadım. Aslında Ortaoyuncular’ın Yorgun Matador oyununu izlemişseniz (eğer izlememişseniz ve tiyatro seviyorsanız mutlaka izlemelisiniz) orada Ferhan Şensoy’un Akıllı Sinek lakaplı Denis adındaki sineğini bilirsiniz. Hayır izlememişseniz bilemezsiniz. Aslında öyle sizin bilmediğiniz bir sinek castım olsa, ulan mükemmel bir kısa film çekebilirdim.

Nalları Dikmek adlı kısa filmimde iki tane karakter olacak. Bunlardan bir tanesi insan rolünde bir seri katil, diğeri ise işte nalları diken hayvan rolü yapan sinek. Filmimiz bir çalışma odasında geçiyor. Klasik kahverengi tonunda bir makam masasında oturmuş, telefondan YouTube’da bir program izleyen insan rolündeki seri katil gayet huzurlu, sakin ve sessizce durmakta, tüm odağını telefonun ekranına vermiş durumdadır. Bu arada da nalları diken sinek rolündeki hayvanda gayet meraklı bir şekilde bu makam masasının olduğu odada bir oraya bir buraya uçmakta, yalnızlıktan çok canı sıkılmaktadır. Derken bu makam koltuğunda oturan insan rolündeki seri katili görüp heyecanlanır. Yuppi der… Yalnızlığından ve sıkıntısından kurtulacağını düşünüp telefonun üzerine doğru pike yapar.

Telefona pike yapan sinek ilk başta dikkat çekemez tabii. Tekrar havalanır, insanın etrafında dolaşır, dikkatini çekmeye çalışır ve yorulunca ümitsiz bir şekilde tekrar telefonun üzerine konar. İnsanın dikkatini çekemediğini düşünen sinek bu sefer “aaaa ne izliyormuş acaba bu insan” deyip telefonun ekranına doğru yavaş adımlarla yürür. Ekranda gördüğü video çok hoşuna gider ve o da izlemeye başlar. Bu arada insan elindeki telefonu yavaş yavaş yere bırakan insan avuç içlerini birbirine paralel şekilde yaparak sineğe doğru ellerini yaklaştırır ve birden sineği alkışlamaya başlar. Sinek hiç beklemediği bu ilgi karşısında oldukça sevinçle olduğu yerden zıplar ve havada birkaç sevinç gösterisi yaparak tekrardan telefonun üzerine konar ve bu sefer insan ile iletişim kurmaya çalışır.

Sineğin kurduğu iletişimi anlamayan insana karşı iyi niyetle yaklaşan sinek belki de insanın sağır olduğunu düşünür ve bu sefer iki ön ayağıyla işaret diliyle insana bir şeyler anlatmaya çalışır. İnsan yine iki elini paralel yaparak sineğe doğru uzatır ve tekrar alkışlamaya başlar. Sineğin bu alkışlar çok hoşuna gider, adeta “beni sen yarattın” edasıyla insanın kafasının etrafında tam kulak hizasında birkaç tur atar ve tekrar telefonun üzerine konar. Bu alkışlama durumu 5-6 kere daha tekrar ettikten sonra ilgi sarhoşu olan sineğin sarhoşluktan başı döner ve dengesini kaybedip insanın alkışı arasına düşüp orada iki elin birbirine temas etmesi suretiyle oluşan press baskısından dolayı poposundan çıkmak suretiyle ruhunu bedeninden çıkartarak bedenini doğaya, ruhunu maneviyata teslim eder. Bakın öldü demiyorum, o mükemmel yalnız ve sıkılgan sinek hep bizimle yaşayacak.

O insan rolü yapan varlık birbirine press yaparak yapışmış iki elini sağa doğru yatırarak, iki elinin arasında sıkışan sineğin ruhsuz bedenini sağ avuç içine getirir, sol elinin baş ve işaret parmak uçlarını birleştirerek gerçekleştirilen bir itme hareketinin tetiklemesiyle sevimli sineğin sevimsiz cansız bedenini etkiye tepki olarak bu sefer kanat çırpmadan uçurur. Ellerini yıkamaya giden bu insan rolündeki seri katil ellerini yıkamaktan döndüğünde sağ kolunu açar ve her yeri çizik olan kolunda bir boşluk bulup, bir çizik daha ekler…

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Masalarının arası geniş, insanların kendilerini güvende hissedeceği, enfes pastaları ve sohbetleri, tür tür kahve çekirdeklerinden kahveleri, keyfe göre nargileleri olan bir kafe açma hayalim var. Ama kafe açamayınca blog açtım!

2 Comments

  1. husnu16 dedi ki:

    Güzel bir konu yakalamışsınız ama gidiş yolunuz işin kolayında olduğunu görüyorum. Tasarlanmış ve de ünlenmiş bir oyun bulmak yerine, yapmanız gereken yaz sıcaklarını beklemek ve kumsalın kenarına küçücük bir bekar çadırı kurmaktır. Geceyi uyku ile geçirip gün başlangıcında sizi bir sinek uyandırınca senaryosu da filmi başlayacak ama sadece yanınızda bir kamera bulundurmanız yetecektir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: