Fethiye’de Kiralık Ev Aramak, Fethiye ve Emlak Piyasası | Serkan Dinç

Fethiye’de Kiralık Ev Aramak, Fethiye ve Emlak Piyasası

Green Book (Yeşil Rehber) İzlemekten Keyif Alacağınız Klişe
5 Aralık 2020
9 Kere Leyla “Cinsiyet Meselesi Değil, Meziyet Meselesi”
8 Aralık 2020

Hayatımda çok güzel bir gelişme oldu. Biraderim Fethiye’ye taşınıyor. Yıllık iznimin 4 günün bu sebepten ötürü Fethiye’de sokak sokak kiralık ev aramakla geçirdim. Bu süre zarfında ilk defa gittiğim Fethiye hakkında çeşitli gözlemlerim oldu. Doğru ya da yanlış diye karar veremem, sosyolojik olarak tespitler yapmakta aslında bana düşmez ama yine de yapacağım. Çünkü bir şeylere muhalefet olmak benim tarzım. 4 gün boyunca özetleyecek olursak; Fethiye insanı genel olarak dışarıdan gelenlere karşı kendilerine duvar örmüş, hepsi toprak zengini, ılıman iklimin insanı olarak miskin insanlar. Fethiye ise PR ile oldukça abartılmış ve gerçek potansiyeli popüler kültür altında kaybolmuş çok değerli, kültürel olarak çok zengin yerleşim alanı. Fethiye’ye dışarıdan gelenlerin, diğer dışarıdan gelenlerden başka dostları yok ve emlak piyasası resmen kapitalizmin arka bahçesi!

Fethiye Emlak Piyasası

İlk olarak bahsetmek istediğim, hatta tek bahsetmek istediğim, sosyal mecralarda reklamlar vererek duyurmak istediğim tek konu Fethiye’deki Emlak Piyasası! Hayatımda şu zamana kadar hiç emlakçılarla muhatap olmadım. İlk defa emlakçıları tanıma fırsatım oldu. Türkiye’nin ya da Dünyanın her yerinde böylemidirler bilmiyorum ama Fethiye’de gördüğüm bu emlak piyasası resmen dünya üzerinde kurtlar sofrasında yaşadığımızı hissettirdi bana. Bu kadar ahlaksızlığın olduğu başka bir sektöre denk gelmedim. Ki bu zamana kadar Sosyal Medya Pazarlaması konusunda Veterinerden tutun, Yerel Gazeteye kadar çok farklı ve birbirinden zıt sektörleri tanımak zorunda kaldım ve çalıştım. Fakat böyle bir piyasa görmedim. Ahlaksızlık demek istemiyorum çünkü bu artık ahlaksızlığı da aşmış bence. Kiralık ev ararken birçok kiracı ve ev sahibi ile sohbet etme fırsatımız oldu. Anladığım kadarıyla Fethiye’de boş evlerin kiraları son 3 yılda her yıl 300’er, 500’er artmış durumda. Bu bana hiç normal gelmedi. 3 sene önce aynı mevkiide ev kiralayan biri 800TL’ye evini kiralarken ondan bir sene sonra gelen kişi evini 1100TL’ye kiralamış ve şu anda o mevkiide ev kiraları minimum 1500TL’den başlamakta. Aldığımız rakamlar doğru mu, birkaç kişiden bu rakamları aldıktan sonra buraya yazmak ne kadar doğru pek fikrim yok fakat bu durum cidden çok can sıkıcı bir durum. Ve en can sıkıcı durumda şu; tanıştığımız ev sahiplerinin hepsi emlakçılarla çalışmak istemiyor. Fethiye insanı emlakçılardan nefret ediyor. Sebebi ise “emlakçıların internet üzerinden ya da cama asılan ilanlardan ev sahibine ulaşıp 1200TL’ye kiralık olan evi, biz bunu 1500TL’ye, 1800TL’ye kiralarız. Sen evi bize ver.” demeleri! Bu ne kadar normal, bu yapılan davranışın tabiri nedir hiç bilmiyorum. Ama emlakçısın evi kiralarsın komisyonunu alırsın eyvallah bu senin emeğin. Bunu anlarım ancak Fethiye Kiralık Ev Piyasasını bu şekilde artırmak, terbiyesizlik bu başka bir şey değil. Ya keşke şöyle adam gibi “sahibinden” uygulaması olsa. Gerçekten hiçbir emlakçıyı ve komisyoncuyu üye yapmayacak sadece gerçek sahiplerinin gerçek hak ettiği piyasa fiyatlarına evlerini kiralayabileceği bir uygulama olsa. Ve kimse bu tür zorbalıklara maruz kalmasa. Fethiye’de ilk gittiğimiz kiralık evin sahipleri bizi gerçekten sevdi, başka evlere bakacağımızı söylememize rağmen evlerini çok beğendiğimiz için kapora bile almadan ilanını internetten kaldırdı. Fakat sonra internet altyapısı olmadığı için evi kiralamaktan vazgeçtik ve ev sahibi evi 100TL daha zamla tekrardan kiralık olarak ilana çıkardı. Bakın bunun sebebi sizce ne olabilir? Büyük bir ihtimal kiralık piyasasını gereksiz yere yükselten emlakçılar!

Fethiye İnsanları

Anladığım kadarıyla Fethiye’nin yerlisi, güneye bir sahil kasabasına yerleşeyim şehrin kalabalığından kurtulayım hayalindeki insanlara karşı oldukça ön yargılı ve sevmiyorlar. Çünkü yardımcı olmak sıfır. Hatta yardımcı olmayı geçtim, sizi oradan kovmak için ellerinde imkân olsa, kovmak terbiyesizlik olmasa sizi mutlaka kovarlardı. Şöyle düşünün birine bir yol soruyorsunuz ve size İstanbul’a dönüş güzergâhını anlatıyor. Yani bu terbiyesizlik olmasa mutlaka bunu yaparlardı. Görüştüğümüz ev sahiplerinden ve Ramazan emmi dışında Fethiye’nin yerlisinden bir insan hiç mi yardım görmez? Fakat şunu da söylemeden edemeyeceğim. Ramazan emmiden gördüğüm kadarıyla oraya yerleşip, oranın yerlisi olduktan sonra Fethiye’nin yerlisi olan yörüklerle 90’ların komşuluk ilişkilerini kurmak kaçınılmaz olacaktır. Ramazan emmide evinde çıkmak üzere olan kiracısının önünde bizimle konuşmak istemeyecek kadar mütevazı, evinde bizi ağırlayıp kahve ikram edecek kadar konuksever ve evinden çıkarken elimize bir poşet domates tutuşturacak kadar da insan canlısı. Fethiye’nin yerlisinden ilk aşamada eğer turist değilseniz yardım görmeniz hemen hemen imkânsız. Ancak sizin gibi oraya sonradan gelip yerleşenler sizin durumunuzdan çok iyi anlayıp yardımcı olmak için uğraşıyorlar. Hatta o kadar çok yardımcı olmaya çalışıyorlar ki burada mevzuya komisyon işi giriyor!

Fethiye’nin Komisyoncuları

Bu paragrafları okumadan önce Yeni Türkü’nün Telli Telli şarkısının “Biz büyüdük ve kirlendi dünya!” bölümünü aklınızda bir çalın lütfen. Evet biz büyüdük ve kirlendi dünya… Sakaryalıyım, Hatay’da görev yapıyorum. Bunların haricinde Kars ve Karabük insanlarıyla da az biraz tecrübem oldu. Ancak ben böylesini görmedim. Belki bu normal bir şeydir ama benim yetiştiğim toplum yapısına çok ters olduğundan beni çok şaşırttı. Bizim oralarda insanlar birbirine yardımcı olur ve bunu karşılıksız olarak yapar. Fakat Fethiye’de gördüğüm kadarıyla insanlar birbirine yardımcı olmak için komisyon ücreti alıyor. Sizi birileri ile tanıştırmak için, sizin bir şeyler satın almanıza yardımcı olmak için ne bileyim aklınıza gelebilecek her türlü parasal konuda size yardımcı olan biri bundan komisyon alabiliyor. Birine kiralık ev soruyorsunuz hemen evinden çıkıp komisyon karşılığında size kiralık ev bulabiliyor. Çok ilginç. Bizim memlekette bakkala, berbere falan herhangi bir mahalle esnafına girip civarda kiralık ev var mı diye sorsanız hemen sizi içeri buyur ederler, bir çay ikram ederler, birkaç tanıdık ile telefon görüşmesi yapıp size yardımcı olmaya çalışırlar. Hatay’a ilk geldiğimde kiralık ev ararken birçok kişi yardımcı olmaya çalıştı. İyi kötü bir yerde buldular. Belki konumumdan dolayı böyle yardım ettiler belki sırf insanlık olsun diye yine de yardım ettiler. Bu benim normalim. Fakat Fethiye’nin normalini görünce acaba dedim biz mi yanlış yapıyoruz? Çünkü bu durumun şöyle de kötü bir yanı var. Çünkü böyle yardım etmeye, yardımcı olmaya çalışırken biz de zaman ve itibar kaybedebiliyoruz. Ama işe para girince en azından zamanının bir değeri ya da bağlantılarını bir değeri oluyor. Bilemiyorum bunun doğrusu nedir ama kapitalist yeni dünya düzeninde kimse kimseye bedava yardım bile etmiyor.  

Fethiye’yi Sokak Sokak Gezdik

Google Haritaların zaman çizelgesini paylaşmak istiyorum. Çünkü Fethiye’yi hemen hemen sokak sokak gezdik diyebilirim. Google birçok konumu atlamış, kayıt altına almamış ancak Fethiye’de doğup büyümüş insanların bile Fethiye’yi bizim gibi karış karış dolaştıklarını zannetmem. Bu kadar uğraş sonucunda beklentilerimizi tam olarak karşılamasa da başlangıç olarak ideal diyebileceğimiz güzel, küçük ve sempatik bir ev bulduk ve abimlerin yeni evlerini kiraladık. Aslında abimler benim de iznimi düşünüp daha büyük 3+1 ev kiralamak istiyorlardı fakat şartlar ve koşulların getirdiği sebeplerden dolayı 2+1 bahçeli, bahçelerinde rengârenk çiçekler olan sempatik bir ev kiraladılar. Ne yapalım artık yıllık izinlerimde ben de salonda yatarım. Furkan abimi ve Aslı yengemi Fethiye’ye taşınmalarından ve bu cesareti göstermelerinden dolayı gönülden kocaman kutluyorum. Allah onların mutluluğunu dünyanın bu cennet köşesinde katlanarak büyütsün ve sorunsuzca 3+1 ebeveyn banyolu bir ev satın almalarını nasip etsin ki izinlerimi daha rahat geçirebileyim. Çünkü Fethiye’nin Öğretmenevi gerçekten fantezi oteli gibi sapıkça ürkütücü fakat bu başka bir konu…

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Masalarının arası geniş, insanların kendilerini güvende hissedeceği, enfes pastaları ve sohbetleri, tür tür kahve çekirdeklerinden kahveleri, keyfe göre nargileleri olan bir kafe açma hayalim var. Ama kafe açamayınca blog açtım!

2 Comments

  1. şevvalimsi dedi ki:

    Ahh iki kere gittim, bayılıyorum Fethiye’ye ❤❤❤❤

şevvalimsi için bir cevap yazın Cevabı iptal et

%d blogcu bunu beğendi: