Kendi Kendine Büyüyen Mantar Yapı | Serkan Dinç
Sofya’nın Tetris Mimarisi
6 Ocak 2020
Deri Görünümlü Mantar Çantalar
7 Ocak 2020

Mantarın kök kısmında bulunan miselyumun, çevre dostu ve vegan bir malzeme olarak endüstriyel malzemelerin yerine yavaş yavaş nasıl geçtiğine şahit oluyorum. Bir ayakkabıda, masa lambasında vs. derken mimari yapılarda kullanılmaya başladığını gördük. Şimdi ise 19-27 Ekim 2019 tarihleri arasında gerçekleşmiş olan Hollanda Tasarım Haftası’nın bir parçası olan The Growing Pavilion (büyüyen pavyon) var sırada.

The Growing Pavilion, pop-up performans alanı olarak kullanıldı

The Growing Pavilion ilk bakışta dev bir pastayı andırıyor. Ahşap bir iskelet üzerine yerleştirilen miselyum paneller, mantarların yetiştirilmesiyle elde ediliyor. Miselyum panellerin üzeri ise İnka halkı tarafından geliştirilen ve kullanılan organik bir dolgu macunu ile kaplanıyor. Tamamen çevre dostu bir yapı için zeminde hasır otu, iç ve dış mekan mobilyalarının yapımında ise tarımsal atık kullanılmış. Panellerin üzerinde yetişen mantarlar, her gün saat 15:00’te izleyicilerin gözleri önünde hasat edilerek Ketelhuisplein’de bulunan bir gıda kamyonuna yüklenmiş.

The Growing Pavilion, Pascal Leboucq ve Erik Klarenbeek’in biyo tasarım stüdyosu Krown Design tarafından üç yılda tasarlanmış. Miselyum panelleri hafif olmaları, ısıyı ve sesi iyi yalıtmaları sayesinde diğer malzemelere göre avantaj sağlıyor. Bir yerdeki işlevini tamamladığında ya da bozulduğunda panellerin onarılması ve yeniden kullanılabilmesi de mümkün. Mantar yapı, hala deneysel aşamada ancak ekip şu anda açık havada birkaç yıl veya daha uzun süre dayanacak olan bir yapı üzerinde çalışıyor.

Yapı “Growing Music” performanslarına sahne oldu

Müzisyen Jacqueline Hamelink, Hollanda Tasarım Haftası boyunca The Growing Pavilion’da “Growing Music” adlı bir proje yürüttü. Bu projeye göre her gün, Johann Sebastian Bach bestelerinin çalındığı canlı konserler verildi. Yapının gelişimini ortaya koymak üzere tüm performans kayıtları birleştirilerek tek bir ses haline getirildi.

Mekanda tasarımcıların yarattığı diğer biyo-temelli ürünler de sergilendi. Bunlara, Martijn Straatman’ın at gübresinden yaptığı mobilya koleksiyonu “Manureality” ve Aniela Hoitink’in miselyum, kombucha ve yosun gibi malzemelerden yaptığı giysilerden oluşan “Living Skin” en dikkat çekici ürünler arasındaydı.

GALERİ

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Masalarının arası geniş, insanların kendilerini güvende hissedeceği, enfes pastaları ve sohbetleri, tür tür kahve çekirdeklerinden kahveleri, keyfe göre nargileleri olan bir kafe açma hayalim var. Ama kafe açamayınca blog açtım!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: