Gittim: Batıayaz Ermeni Kilisesi “ASDVAZAZİN” | Serkan Dinç
İzledim: Godfather Of Harlem
9 Eylül 2021
Gittim: Dörtyol Geçilmez Kanyonu
10 Eylül 2021

Medeniyetler beşiği Hatay’da ne yapalım diye düşünürken Google’da Batıayaz yaylasını gördük ve gitmeye karar verdik. Amaç yayla gezisiydi ancak yayladan ziyade Batıayaz Köyünü yukardan gören bir konuma inşaa edilmiş hatta inşaatı yarım kalmış, hiç tamamlanamamış Ermeni Kilisesi ile baş başa kaldık. Hatay konum itibariyle arapların çoğunlukla yaşadığı bir şehir olsa da burada Ermeni, Rum, İbrani, Arap, Kürt ve hatta Laz etnik kökenli vatandaşlarımızın köylerini görmek mümkün. Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan Musa Dağı‘nın etrafında Ermenilerden izler ve Türkiye’nin tek Ermeni köyü olduğunu iddia eden Vakıflı köyü de bulunmakta. Ermenilerin miraslarını taşıyan bu topraklarda henüz inşaa halindeyken terk edilmiş ve hiçbir zaman bitmeyen bir kilise var. Batıayaz köyünü yukarıdan izleyecek şekilde, en tepeye konumlandırılmış bu kilise yetkililer tarafından değerlendirilmemiş olsa dahi Hristiyan vatandaşlarımız tarafından 2014 yılından itibaren tam emin olmadığım ancak 4-5 yıl boyunca 29 Haziran’da kutlanan St. Pierre Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı vesilesiyle barış ritüeli düzenlenmiş. İlahiler ve barış türküleri seslendirilmiş.

Altınözü Gelinler Dağı’nda bulunan Roma Nekropolü yazımıda okuyabilirsiniz. Hatay’a geldiğinizde uğramanız gereken yerlerden bir tanesi => Altınözü Gelinler Dağı Roma Nekropolü

Kendi Kimliğini Kazanmış Bir İnşaat

Ermeni Kilisesi 1930’lu yıllardan terk edilmiş bir inşaat. Hiç bitmemiş, bitirilememiş ve topluma kazandırılmamış. Ancak Batıayaz yolunda herhangi birine “Ermeni Kilisesi nerede?” diye sorduğunuzda hemen parmakla gösterilen, inşaatı hiç tamamlanmasa da kendi kimliğini oluşturmuş, vizyonunu ve misyonunu bilen bir mekân. Kimi kesimler tarafından ideolojik bir propaganda olarak kullanılıyor, kimi kesimler tarafından vatanımızın kültürel mirası olarak görülüp korunması taraftarı olduğu için kendi kimliğini kazanmış ve bu kimliğini doğru ya da yanlış her türlü düşünce ve fikre karşı koruyor. Tüm bu olanlara karşı ise benim dikkatimi çeken bir güzel nokta ise Ermeni Kilisesinin yıkılmaya çalışılma gibi bir iz ya da delil taşımıyor olması. Tamam içerisinde definecilerden ve gençlerin ateş yakarak, ateş başında çekirdek fantezisinden nasibini almış emareler mevcut ancak ne kadar düşmanca propagandalar tarafından kullanılıyor olsa da Müslüman ve milliyetçi kesim tarafından kimliğine saygı duyulan, kimlik kazandırılan bir mekân olması benim için umut verici.

Batıayaz Ermeni Kilisesi’nde “Barış Ritüeli”

Hatay’da Hristiyan dünyası tarafından her yıl kutlanan St. Pierre Bayramı etkinlikleri kapsamında 2014 yılında ilk defa Batıayaz Ermeni kilisesinde “Barış Ritüeli” adlı bir konser gerçekleştirildi. Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Eğitim Fakültesi öğretim görevlisi ve Antakya Polifonik Korolar Derneği Başkanı Sezgin Suna ve Alman Rahibe Barbara Kallasch, tarafından organize edilen ritüelde, çocuk ve büyük korolardan oluşan grubun seslendirdiği konser kilisenin yüksek sütunların içinde verildi. 1986 yılından bu yana düzenlenen St. Pierre Bayramı etkinlikleri üç yıldan bu yana Batıayaz’daki kilisede yapılması, kilisenin görünür ve bilinir olmasına katkı sağlamış.

Batıayaz Ermeni Kilisesi İçin Propaganda Önlemi Alınmalı

Batıayaz Ermeni Kilisesi bugün devlet yetkilileri tarafından, etnik kökeni Ermeni olan vatandaşlarımızı üzmeyecek bir kararla kilise ya da müze olarak inşaası bitirilse, turizme kazandırılsa güzel olmaz mı diye kendime sormadan edemiyorum. Elbette aklıma art niyetliler tarafından propaganda için kullanılacak onlarca fikir geliyor. Sanırım yetkililer tarafından da bu sebepten dolayı unutulmuş bir yapı burası. Ancak bu barış karşıtı propagandaları önlemek için önceden hazırlıklı olunmalı ve bir şekilde bu yapı Hatay’a kazandırılmalı. Bunu Türkiye’deki kilise vakıfları ya da cemaatleri mi yapar, turizm bakanlığı mı yapar yoksa Samandağ Belediyesi mi yapar bilmiyorum ancak bir şekilde ilerleyen zamanlarda propagandalara engel olmak için önlemleri alınmış bir şekilde bu yapının ülkemize katma değer sağlanması gerektiğini düşünüyorum.

2.’sini düzenlediğimiz haftasonu gezilerimizin yolculuk bitimine yaklaştığımda mutlaka bu pozda fotoğraf çekiyorum. Geçilmez Kanyo’nunda Mahmut ile çektiğim pozu bu sefer Mehmet ile verdim. Batıayaz köyü yolu, Hatay’ın genelini düşünecek olursak ortalamanın kat ve kat üzerinde düzgün, yer yer klasik Antakya sokakları gibi dar.

Kiliseye giden yol uzun bir taş merdivenden geçiyor. Taş merdivenlerinin önünde sadece bir araç park edecek kadar müsait yer var. Bu yüzden bayırın azıcık aşağısında bulunan okul ya da marketin önüne aracanızı park edebilirsiniz.

Taş merdivenlerden çıktıktan sonra ağaçlar arasında her an inşaata hazır yarım kalmış bu yapı sizi karşılıyor. Definecilerin ve gençlerin yapıya karşı saygısızlıkları çok dikkat çeksede mekanın dokusu ve kimliği hemen sizi içine çekiyor. Ayrıca düğün fotoğrafı için dış çekimi yapacak mekan arayan yeni evlenecek çiftler için tavsiye edilir. Hatta ben bu fotoğrafı çekilirken mekanın içinde fotoğraf çekimleri devam ediyordu.

Bahsettiğim merdivenleri çıktıktan sonra önünüze çıkan kiliseden gözlerinizi alıp etrafı incelemeye başladığınızda hemen sağ tarafınızda büyük bir defne ağacı ve ağacın dalından sarkıtılmış romantik bir salıncak göreceksiniz. Bizim rajona ters ama hadi o kadar geldik bizimde bir fotoğrafımız olsun diye fotoğraf çekilelim dedik.

Batıayaz Ermeni Kilisesi Fotoğraf Galerim

 

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Masalarının arası geniş, insanların kendilerini güvende hissedeceği, enfes pastaları ve sohbetleri, tür tür kahve çekirdeklerinden kahveleri, keyfe göre nargileleri olan bir kafe açma hayalim var. Ama kafe açamayınca blog açtım!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: