Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu "İhraç Edilen Tarih" | Serkan Dinç

Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu “İhraç Edilen Tarih”

Uluslararası Emmy Ödülleri En İyi Erkek Oyuncu “Haluk BİLGİNER”
26 Kasım 2019

Bu film hakkındaki yazımı iki konu hakkında değerlendirmek istiyorum. Bunlardan birincisi sinema filmi olarak ikincisi ise mille bir servet olarak. Daha ilk baştan çok hükümet vari konuştuğumu düşünmüş olabilirsiniz ama hükümet değil milletin bekasını düşünerekten fikirlerimi paylaşacağım.

Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu Fragman

Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu Film Yorumu

Filmin senaryosu, Naim Süleymanoğlu’nun kardeşi  Muharrem Süleymanoğlu’nun anılarını yazdığı, ‘Kardeşim Cep Herkülü’ kitabından senarist Barış Pirhasan tarafından kaleme alınmış ve 1977 Bulgaristan günlerinden 1988 Seul Olimpiyatları’na kadar geçen 11 yıllık dönem baz alınmış.Cep Herkülü Lakaplı Bulgaristan doğumlu, Türk sporcu Naim Süeymanoğlu’nun, Bulgaristan hükumeti tarafından Türklere yapılan zulümlere dur diyerek bunu tün Dünya’ya anlatmak için, yaptığı işin en iyisini yaptığını ve nasıl yaptığını anlatan biyografi filmi. Naim Süleymanoğlu’nun çok küçük yaşta keşfedilmesini ve ardından Cep Herkülü lakabını alan küçücük bir adamın yaptığı kocaman işlerle 2. Dünya Savaşından sonra Avrupa’da görülen en büyük göçe nasıl sebep olduğunu izleyeceksiniz. Kronolojik bir sıra ile Naim Süleymanoğlu’nun çocukluğu, gelişimi, katıldığı organizasyonları, Bulgaristan’dan kaçmak için nasıl bağlantı kurduğunu, Türkiye’ye nasıl getirildiğini ve Bulgaristan’dan Türkiye’ye büyük göçe nasıl sebep olduğunu çok detaylı olmasa da üstün körü olarak göreceksiniz.

İnternette yazılan yazılara göre Naim Süleymanoğlu’nun Avustralya’dan kaçırılma hikayesi biraz daha farklı ama yinede filmdeki sahnelerde tatmin ediyor insanı. Zaten filmde böyle çok detaylı sahneler göremiyoruz. Sahneler daha çok dramatize edilmek için detaylandırılmış ve 2 saat içine bir çok konu sıkıştırılmış. Zaten başka türlüsünü düşünmek istersek dünya standartları üzerinde bir yönetmen ve kurgu ekibi gerekecektir çünkü Naim Süleymanoğlu’nun bu davasını anlatacak film 2 saatin içerisine üstün körü sığdırılamaz.

Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu Fragman 2

Naim Süleymanoğlu’nu canlandıran oyunce Hayat Van Eck, Naim Süleymanoğlu’na benzerliği olsun, göstermiş olduğu performans olsun tartışılmayacak kadar güzeldi. Naim Süleymanoğlu’nun mimiklerine çok iyi çalışmış ve bunu izleyiciye çok güzel yansıtmış.

Üstelik milli duygularla, göğsümü gere gere izlediğim filmi izlerken o kadar çok milli duygulara kapıldım ki tarafsız bir yorum yapamıyorum. Ama filmdeki 3 müzik çok hoşuma gitti ve kullanıldığı yerden dolayı beni acayip duygulandırdı. Bunlardan ilki Bulgaristan Hükümeti zoruyla ismi değiştirilen Naim Süleymanoğlu’nun, zorla yaptığı konuşmanın televizyonda yayınlanması ve ailesinin diğer Türkler tarafından dışlanmayı beklerken etrafından nasıl destek gördüğünü anlatan bir sahneydi. Bir şarkı bir sahneye bu kadar yakışır…

İkinci sahne ise Naim’in Türkiye’ye getirildikten sonra Ankara’da annesinin özlediği sahneyi vurgulamak için koyulan Cem Adrian’ın mükemmel yorumu ile Öf Öf türküsü…

Ve son şarkı ise Naim Süleymanoğlu’nun gerçekleşmesini sağladığı büyük göçün başlaması ile başlayan Eypio’nun seslendirdiği Naim şarkısı…

İhraç Edilen Tarih

Ot Dergisi’nin Kasım 2019 yani 81. sayısında Besim DELLALOĞLU, İthal Düşünce başlıklı bir yazısını okumuştum. Bu yazıda kültür – sanatın gelişimini sanayi ve bilimin gelişmesiyle paralel olarak görüyor ve Türkiye’deki her alandaki yapılan icraatlerin ithal olduğundan gam vuruyordu. Aslında yazı daha detaylı çünkü her bir konu başlığının altında daha tamamlayıcı bir fikir vardı. Bu filmi izledikten sonra direk aklıma bu yazı geldi ve dedim ki artık ithalden ihracata dönüyoruz. İyi bir pazarlama ile bu film Türklerin yaşadığı mağduriyetleri dünyaya duyurmak için güzel bir başlangıç olabilir. Bugüne kadar sinemalarda, dizilerde hep Yahudilere edilen zulümleri gördük, onlara yapılan insanlık dışı muameleleri gördük, Amerikalıların yaptığı gerçek olmayan kahramanlıkları izledik ve onların ekmeğine bal sürdük. Şimdi sıra gerçek bir kahramanda. İnsan bedeninin taşıyamayacağı bir yükü taşımış, kırılamayan dünya rekorları kırmış üstelik Bulgaristan Hükümeti tarafından zulüm edilen Türklerin anavatanlarına dönmesi için kendine bir dava oluşturmuş ve bu dava bilinci ile hareket etmiş gerçek bir kahraman!

Savaşçı Türk Milletine Fikir!

Kim ne derse desin, Türk Milleti olarak kavgadan, gürültüden patırtıdan yanayız. Savaşçı bir milletiz. Tüm dünya bizi böyle tanıyor. Ama biz savaşarak medeniyetler yıkan değil, medeniyetler kuran. Dünyanın gelişmesindeki önemli icatları avrupaya getiren, adaleti ile dillere destan olmuş devletlerin kurucusu bir milletiz. Üzerimize öyle bir tembellik yapıştırılmış, sen bir bok yapamazsın yaftası oturtulmuş ki elimiz kolumuz bağlanmış durumda. Ülkemizi savunmayı sadece topla, tankla, tüfekle yapacakmışız gibi savaşa hazır bekliyoruz. Oysaki savaş bugün cephelerde değil, sinema salonlarında, kitaplarda, teknolojik alanlarda, bilimde geçiyor. İşte bu sebepten dolayı Naim Süleymanoğlu’nun başarısını incelemeli, analizini yapmalıyız. Sadece spor yaparak, sadece işimizi yaparak bir zulmün bitmesine nasıl vesile oluruz bunu anlamalıyız. Naim Süleymanoğlu hakiki bir kahraman ama o kahramanlığını topla tüfekle kazanmadı, Amerikan filmlerindeki özel güçlerle kazanmadı. O kahramanlığını çok çalışarak kazandı. Çok çalıştı, dünyanın en iyisi oldu. Dünyanın en iyisi olması onu BM’de konuşmasına ve gerçekleri haykırarak tüm dünya tarafından duyulmasına olanak sağladı. Küçücük boyuyla kocaman bir göç başlattı ve binler Türk, Bulgaristan’da yaşıyor olmasına rağmen Anavatanım dediği Anadolu topraklarına döndü. Küçücük adam, kocaman bir zulmü bitirdi. Ve bunu çok çalışarak yaptı!

Bu filmi farklı ideolojiler farklı konularda değerlendiriyor ve kendilerine göre yüceltip, kendilerine göre yere vuruyorlar. Bu film üzerinden zıtlaşmak yerine bu çok konuşan kanaat önderleri olarak sizde elinizi taşın altına koyun ve daha güzel ve başarılı işlerin ortaya çıkması için ilham olun! Şimdilik bu yapıldı ve daha iyisi yapılana kadar en iyisi bu. Güzel bir pazarlama ile Muhteşem Yüzyıl, Aşk-ı Memnu gibi diziler yerine Türk milletini dünya arenasında konuşturacak bu yapımı ve bu yapım gibi gelecek diğer yapımları pazarlayın.

 

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Sosyal Medya, Kurumsal - Kişisel Web Sitesi ve E-Ticaret sitelerinde çözümler üretiyorum. Şuanda Pio Ajans, Sosyalimci gibi dijital hizmetler veren kurumlara destek veriyor ve freelance çalışmalarıma devam ediyorum.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: