Marx'ın Dönüşü Tiyatro Oyunu ve Oyun Hakkında | | Serkan Dinç
The Platform “Sistem Eleştirisi Değil Sistem Önerisi”
11 Nisan 2020
Novarge’ye Teşkkürler
20 Nisan 2020

Howard Zinn’in yazdığı, Özüm Özlem Özgülgen’in çevirdiği ve Genco Erkal’ın yönetip oynadığı Marx’ın Dönüşü oyununu izledim az evvel. 2008 Yılında kayda alınmış bu görüntüler karşısında 1 ay önce “Merhaba” oyununda izlediğim Genco Erkal‘ı karşılaştırdığımda arada pek bir fark göremedim. Zamanın geçerken uğramayı unuttuğu bir sanatçı gibi yaşlanmaya direniyor. Üstelik Marx’ın Dönüşü oyununa istinaden seneler seneler sonra oynadığı Merhaba oyununu daha enerjik ve daha azimli oynadığını görüyorum. Anlaşılan idealleri ve inandıkları davaları olan insanlar, bu davaları uğrunda yaşlanmak yerine daha çok gençleşiyorlar!

Genco Erkal, evde kalmak zorunda olduğumuz bu günlerde Marx’ın Dönüşü oyununu arşivlerden çıkarıp Youtube üzerinden ücretsiz olarak bizlere armağan etmesi kendisinin ne kadar insan merkezli bir dava adamı olduğunun bir kanıtı. O yüzden Genco Erkal’ın YouTube kanalına da mutlaka abone olmanızı tavsiye ediyorum.

Orjinal adı “Marx in Soho” olan  oyun, Amerikalı tarihçi ve tiyatro oyun yazarı Howard Zinn tarafından 1999 yılında kaleme alınmış ve “Marx’ın Dönüşü” olarak ilk kez 2009 yılında Genco Erkal tarafından günümüze uyarlanarak sahnelenmiş.Oyun, Marksizmin ölümünün ilan edilmesi üzerine, Karl Marx’ın, Londra Soho’ya bir saatliğine inmek için melekleri ikna etmesiyle başlıyor. Gerekli izni alan Alman düşünür Londra Soho yerine yanlışlıkla New York Soho’ya iniyor. Marx yeniden geldiği dünyada, referanslar vererek kendini ve yazdıklarını savunmaya çalışıyor. Kapitalizmi eleştiriyor ve bu arada bir Marksist olmadığını kati bir suretle savunuyor!

Oyun hakkında da bir şeyler söylemek istiyorum özellikle zihnimin muhalefet odaklı çalışmasından dolayı oyun hakkında delice bir şeyler söylemek istiyorum fakat oyun o kadar güzel ki, oyun hakkında eleştiri yapmak, daha iyisi şöyle olabilir diye önerilerde bulunmak imkansız. Bir biyografi oyunu oynasanız bu oyun günümüz gelişmelerini iğnelemek ve o kişinin hayatını anlatmak için anca bu kadar mükemmel olabilir. Eğer bu oyun bir kitap olsaydı altını çizmek istediğimiz bir çok nokta olurdu ki kitap olmamasına rağmen videoyu indirip, kırpıp saklamak istediğim bir çok sahne var. Mesela Marx’ın Fransız komünü hakkında konuştuğu sahne, Marx’ın Fransa’da o büyük devrimcilerle sabahlara kadar kafelerde oturup tartışmalarını anlattığı sahne, Bakunin’in, Marx’ın camından işerken, Marx’ın ona ne yapıyorsun sorusuna “Londra’nın üzerine işiyorum” yanıtını verdiğini anlattığı sahneleri özellikle kırpıp arşivlemek istiyorum.

Bu yazı içeriği dolayısıyla solcu/komünist düşünceleri olan kişiler tarafından daha çok ilgi duyulabilir. Ben tam aksine merkezinde daha sağ düşünceler olan siyasi bir görüşe sahibim bu yüzden yazı içeriğinde beğenilmeyecek detaylar olabilir. Bunun için anlayışınıza sığınıyorum.

Bunun dışında oyun ile alakalı değil ama oyunda anlatılan Komünizm olsun, kapitalist biri tarafından anlatılan Kapitalizm olsun benzer diğer toplumun yönetiminde hegemonya oluşturabilecek sistemler olsun detaylarına indiğinizde fark ediyorsunuz ki bütün o teorik isimlerin oluşturduğu sistemler (komünizm, kapitalizm vb.) mükemmel sistemler. Çünkü kimse benim malım kötü demez, herkes ürünün yada savunduğu sistemin bir şekilde dünyanın iyiliği için olduğunu anlatır. Fakat pratiğe döndüğünde, üstelik pratikten daha  da öte hüküm sürdüğünde hepsi otoritenin karanlığı altında faşizme dönüşmekte.

Örnek istiyorsanız bakın Kapitalist İngiltere’ye, dünyayı nasıl sömürüyor! Dünya savaşlarında bile her zaman, bize bir şey olursa sömürdüğümüz, kurduğumuz koloniler bizi kurtarmak için ellerinden geleni yapacaktır diyebiliyor. (Bkz. Winston Churchill açıklamaları) Yada tam tersi dünya düzeni olan Komünist Rusya ve Çin’e bakın! İnsanlar nasıl sömürülüyor, hapislerde çürüyor yada köleleştiriliyor. Sevdiğim muhalif sanatçılardan biri olan Ferhan Şensoy‘un yazdığı Hacı Komünist kitabına bakın Küba ve Komünizm hakkında neler yazmış. (Bkz. Çin’deki ucuz işçi gücü, Rusya’da sistemi eleştirenlerin sürüldüğü madenler)

Bu akademik çalışmalar teoride mükemmel dünya düzenini kuracak olsalar da, pratikte hiç bir boka yaramadıkları bir dünya gerçeğidir. İşte bu yüzden bu akademik çalışmaların dünya üzerinde hüküm sürmek yerine sadece muhalefet olarak kalmaları insanlık açısından daha verimli olacaktır. Buda benim nacizane cahiliyetim içerisindeki görüşümdür.

 

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Masalarının arası geniş, insanların kendilerini güvende hissedeceği, enfes pastaları ve sohbetleri, tür tür kahve çekirdeklerinden kahveleri, keyfe göre nargileleri olan bir kafe açma hayalim var. Ama kafe açamayınca blog açtım!

2 Comments

  1. Alev Abla dedi ki:

    Güzel analiz etmişsin😊

    • Serkan Dinç dedi ki:

      Sağol ablacım, cahilliğime rağmen apolitik kalamadığım dünya görüşümü dilim döndüğünce anlatmaya ve mükemmel bir oyunu övmeye çalıştım. 😊

Alev Abla için bir cevap yazın Cevabı iptal et

%d blogcu bunu beğendi: