Kira Ödemeyen Yeni Ev Arkadaşlarım | Serkan Dinç
Kamu Spotu: Kolluk Kuvvetine Direnmemek Gerek
15 Aralık 2021
Çağlar Boyunca İnsanlık Ne Kadar İlerledi?
27 Aralık 2021
Tümünü Göster

Kira Ödemeyen Yeni Ev Arkadaşlarım

Panda böyle... Uyanık olduğu her dakika tek amacı koşmak.

Perşembe günü Miya Petshop’a uğradım. Orada birkaç tane yaramaz arkadaşla tanıştım. Aslında o arkadaşları sahiplenmek gibi bir niyetim yoktu ama o ufacık elleri, ayakları, abi ne olur bizi bu hayattan çek çıkar tarzı bakışları görünce aklıma bir kurt düştü. Cuma günü evde kafesi buldum temizledim. İlk önce kafeste eksik vardı. Daha önce muhabbet kuşları beslediğim için hamster kafesinin bir kapısını çıkarmıştım. Çıkarıp ta nereye koydum bir türlü bulamadım. Muhtemelen bir daha hamster beslemem diye atmış olabilirim çünkü kendi kendime bir daha hamster beslemeyeceğim diye söz vermiştim. Maalesef insan kendisine verdiği sözleri tutamıyor.

Vermiş olduğu hizmetten ve müşteriyle olan iletişiminden ben çok memnun kaldım. Eğer Antakya’da Petshop arıyorsanız mutlaka Miya Petshop‘a bakmanızı tavsiye ederim.

Neden Hamster Beslememek İçin Kendime Söz Verdim?

Çünkü dünyanın en salak hayvanlarından biri. Ne eğitilebilir, ne derdi anlaşılabilir. Yav bu hayvanların doğası çöl. Vahşi hayat! Yılanlar, atmacalar vb. onları avlamak isteyen çeşit çeşit yırtıcı varken bu salaklar nasıl hayatta kalıyor? Yav bir hayvanın hiç mi savunma mekanizması olmaz? Şu an’a kadar beslediğim hamsterlarda şahit olduğum genel savunma mekanizması heykel taklidi yapmak. Bunun dışında (yavru bir hamster dışında hiç beslediğim hiçbir hamster tarafından ısırılmadım) ısırma özellikleri var ama ona da iki kere şahit oldum. Yani bir yılan ile karşı karşıya gelince bu arkadaşlar ne yapıyor? Heykel taklidi mi? Çok salaklar ya…

Petshop’ta tanıştıktan sonra arabada eve giderken Panda ve Stix biz nereye gidiyoruz, buradan nasıl kaçarız, ne yaramazlıklar yaparız diye etrafı inceliyorlar.

Hamsterları Sahiplenmek İçin Kendimi Şartladım

Dediğim gibi muhabbet kuşu baktığım zaman hamster kafesinin kapısını çıkarmış ve kaybetmiştim. Eğer kafese kapı ayarlayabilirsek bu hamsterları sahiplenecek eğer ayarlayamasaydık kafamı eğip, arkamı dönüp gidecektim. Cumartesi günü kafesle beraber petshop’a gittiğimde abla dedim; “ben bu iki yaramazı sahiplenmek istiyorum ama bir problem var?” sonra problemi mi anlattım hop hemen çözdük. Bu konuda yardımcı olduğu için kendisine çok teşekkür ediyorum. Hemen bir kadın (dişi değil kadın), bir erkek kardeş seçtim. Abla sağ olsun bana minik arkadaşlarımı taşımak için taşıma kafesi de sağladı. Ciddi anlamda baya yardımcı oldu. Yani sonuç itibarıyla bu iki küçük o minik elleri, şapşik bakışlarıyla önce kanıma girdi, sonra kira bile ödemeyecekleri evime.

Arkadaşları kafesiyle tanıştırdıktan sonra Panda ilk olarak çarkla tanışıyor, Stix ise kafesi keşfe çıkmış durumda.

İsim Bulma Konusu

Yeni iki arkadaşıma isim bulma konusunda biraz dertlendim. Bir önceki arkadaşların biri beyaz biri de kirli kahverengi olduğu için American Gods dizisinden özenerek Kahverengi olana Shadow Moon, beyaz olana da Laura Moon isimlerini vermiştim fakat yeni arkadaşlarıma bir türlü isim yakıştıramadım. Bu yazıyı yazmaya başlamadan önce onları izlerken dikkat ettim de kadın olan Panda’ya çok benziyor. Erkek olanda kahverengili olduğu için fındık gibi geldi gözüme ve küçüklüğümün en sevdiğim dondurması Panda Stix’i gözümün önünde canlanınca kadına Panda, erkeğe ise Stix ismini koymak istedim. Bence yakıştı.

Panda böyle… Uyanık olduğu her dakika tek amacı koşmak.

Panda ve Stix

Şu ana kadar gözlemlediğim kadarıyla Panda (kadın olan) çok uysal ve şapşik. Kafes içinde yemek yiyip koşmak dışında bir derdi yok. Kafesin içerisinde iki tane çark var. Birinden inip, diğerine biniyor. Hareketleri çok atik değil ancak beslediğim Hamsterlar içerisinde ilk defa bu ikisinde gördüğüm bir özellik var. Deli gibi zıplıyorlar. Panda atik değil ama deli gibi zıplıyor. Stix ise tam bir yaramaz, fırlama, hiperaktif. Henüz çarka çıktığını görmedim ama sürekli kafesin içinde koşturmaca, kafesin her yerine tırmanıyor. İki eliyle tavanda asılı kalıp, komando eğitimi yapar gibi iki eliyle tavanda asılı kalıp ilerliyor. Ama tabii bunları yaparken her zaman ışıklar kapalı olması gerekiyor. Işıklar açıldığında ise kafeslerinin içine koyduğum muhabbet kuşlarından kalan yuvalığı kafesin tabanına koymuştum ışıklar açılınca hemen oraya kaçıyor. Eminim içeride sinsi planlar yapıyor ve ortam biraz sessizleşince tekrar dışarı çıkıyor.

Stix, Muhabbet kuşu oyuncaklarını seviyor galiba. Çünkü bu zilli oyuncağı sürekli mıncıklıyor.

Eee yeni Hamster arkadaşlarım olduğuna göre artık Hamster Günlüğüne bol bol yazar ve Hamster bakımı ile alakalı detaylı bilgiler paylaşmaya çalışırım. 2014 Yılından beri zaman zaman Hamster bakıyorum. Yaz sıcaklarında ölü gibi uykuya daldıklarına, kafesten kaçıp evin içinde saklambaç oynadıklarına, çiftleşmesine ve doğum yapmasına kadar birçok zamanda yanlarında oldum ve tecrübe ettim. Bakalım beni daha yeni neler bekliyor…

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Masalarının arası geniş, insanların kendilerini güvende hissedeceği, enfes pastaları ve sohbetleri, tür tür kahve çekirdeklerinden kahveleri, keyfe göre nargileleri olan bir kafe açma hayalim var. Ama kafe açamayınca blog açtım!

7 Comments

  1. saphilopes dedi ki:

    Abisi onlara salak deme. Biri olena kulchytska, diğeri ivan trush olsun. 🙂 Benim de kedilerim var. Lulişka ve Hank Chinaski 🙂.

    Ne güzel etmişsiniz.

    • Serkan Dinç dedi ki:

      Ya ama tam bir şapşikler o minik ellerini havaya dikip sana sanki dünyanın varoluşundan hiç haberleri yokmuş gibi boş boş bakıyorlar 😅 isim için teşekkür ederim ama Panda ve Stix daha basit ve hoşuma giden bir isim oldu 🙂

      • saphilopes dedi ki:

        Benim kediler de şapşik. Lulişka gündüzleri kuru mama görünce hıh der gibi döner arkasını gider, gece gizli gizli yer ıslak mamacı. China o hep yer ve bana çok düşkün. Evlat ve huzur onlar. O isimler de güzel. Ben sanatçı olmalarını 😉tercih etmiştim.

        • Serkan Dinç dedi ki:

          Aslında sanat deyince Modigliani ve Jeanne koyabilirdim 🤔 yine de Slav kökenli isimler çok kaba geliyor. Lulişka’ya kanım ısındı, ona kendimi yakın hissettim. 🙃

          • saphilopes dedi ki:

            Bilmem. Bana göre sanatın ırkı yok. Evrensel gözlük gibi. Şimdi bunlara büyük muhteşem fareler mı deniliyor. Çok bilgim yok. China boş ve alakasız ve oldukça soğukkanlı aldırış etmez, Lulişka dan emin değilim. Ansızın birini yutabilir.😬

          • Serkan Dinç dedi ki:

            Sanatın ırkından dolayı değil de telafuz olarak bana zor geliyor onu netleştireyim. Rica ediyorum fareler bambaşka bir tür, hamsterlar çok başka. Farelerde kese olmaz yemeğini olduğu yerde yer, hamsterlar keselidir yemeklerini saklar ve taşırlar. Türlü türlü farklılıkları var ve benim en sevdiğim farklılığı fareler pis, hamsterlar temizdir. Hatta kedilerin dillerinde salgıladıkları tükürüğün aynısından salgılar. Kendisini yalar, dilinin uzamadığı yerde elini yalar ve eliyle kendini temizler. Çok komik oluyorlar temizlenirken. Sanki abdest alıyormuş gibi 🙂 Kusura bakmayın ama China çok ukala duruyor Lulişka daha samimi ve içten. Bir tahmin yapmak istiyorum. Kesin China elden falanda yemiyordur koklayıp koklayıp gidiyordur anca yere ya da mama kabına bırakınca yiyordur. 🤔

          • saphilopes dedi ki:

            China çok karizma ve gururlu bir kedi. Karakter koyar. Bilgiler için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: