The Blacklist 8. Sezon 22. Bölüm Sezon Finali
İzledim: The Blacklist 8. Sezon 21. Bölüm “Nachalo”
21 Haziran 2021
Alıntı: Malcolm X “İslam adaletini mi istiyorsunuz?”
26 Haziran 2021

The Blacklist 8. Sezon 21. Bölümü izlediğinizi varsaydığım için geçmiş bölümden spoiler verme endişesi duymadan bahsetmek istiyorum. Çünkü 8. sezon finali öyle bir final ki son sahnede evin içinde kendi kendime “Hadi lan!” diye bağırdım. (Aslında küfür ettim.) Bu zamana kadar yani 8. Sezon değil, 8. sezona kadar olan bütün bölümlerde Elizabeth Keen‘in beceriksizliğini, ikiyüzlülüğünü, gereksiz bir karakter oluşunu izleyip durduk. Yer yer, kendisinden nefret ettim. Tamam itiraf ediyorum her bölüm salaklıklarından dolayı ayrı ayrı nefret ettim. Ama bu bölüm bir başkaydı. Nasıl desem… Cidden çok başkaydı. Bu bölümü sonuna kadar izlemeden ne demek istediğimi anlayacağınızı sanmıyorum. Biliyorsunuz 21. bölümde Raymond Reddington, Elizabeth’i suç ağını kurmasının ve Elizabeth’i korumak için kullanmasını sağladığı Blacklist istihbarat merkezine getiriyor. Elizabeth’tin salaklığı yüzünden gizli istihbarat merkezi olan Blacklist’i, Townsend buluyor ve çıkan arbede de Elizabeth’i vuruyordu. Karmaşadan yararlanıp kendilerini sığınağa kapatan Raymond, Dembe ve yaralı olan Elizabeth Blacklist merkezini patlatıp Townsed’ide öldürüyordu. Görüyorsunuz bu kadından nefret etmek için daha ne kadar sebep lazım? Koskocaman ülkeleri tehdit edecek, o ülkelerin ve dünyanın en büyük iş adamlarını haraca bağlayacak bir istihbarat merkezi bu salak karı yüzünden kül oldu! Fakat 22. bölüm… Elizabeth için çok farklıydı. Gerçekten çok farklı ve bölümde gelişen olaylar bölüm sonunda bize sesli bir şekilde “Hadi lan!” dedirtecek kadar ters köşe oldu.

Red Artık Pinky

Blacklist’in merkezini basan Townsend 21. bölümde Elizabeth’i vurmuş ve Liz ciddi yara almıştı. Reddington, 22. Bölümde ise iyileşen Liz’in yanına kızı Agnes’i  getiriyor. Agnes’e kendini Red olarak tanıtan Raymond, Agnes pembeyi daha çok sevdiği için Red’in ismini değiştirip artık ona Pinky diyeceğini söylüyor. Çok samimi ve içten bir sahne olmuş. İzleyici geçmişte çatışan ve Raymond’ı öldürmek için elinden gelen her şeyi yapan Liz^’i artık Raymond Reddington ile aile olmuş gibi hissettiren samimi bir sahneydi. İnsanın yüzünde samimi ve içten tebessüm oluşturan bu sahne belki de The Blacklist tarihinin hiç unutulmayacak sahnelerinden biri oldu. Raymond artık sen Red değil, Pinky’sin.

Koca Koca Adamların Helyum İle İmtihanı

The Blacklist 8. sezon 22. bölümde hiç unutulmayacak sahneler yaşandı. Bunlardan biri de ajan Ressler’ın iyileşmesini kutlamak için uçan balonlarla Postane’yi yani FBI Özel Kuvvet binasını süsleyen ajans Aram’ın helyum gazı çekerek Raymond Reddington’u karşılama ve Raymond ile Dembe’nin Aram’a ayak uydurup Cooper ile helyum gazı etkisi altında konuşması oldu. Koskoca Raymond Reddington gibi ve hemen hemen hiç gülmeyen, çok nadir gülen Dembe gibi bir adamın Helyum gazı çekip ince seslerle Cooper’a önemli bilgiler aktarması olayın tüm ciddiyetini bozup bu kadar önemli insanlarında eğlenmeyi bildiğini bize gösteriyor ve bu sefer basit bir tebessüm değil, koskocaman bir kahkaha atıyoruz. Bu dizide Raymond ve Dembe’yi asla bu şekilde göreceğimizi hayal etmezdim. Ama gördük.

The Blacklist Tarihinin En Büyük Ters Köşesi

Spoiler vermek istemiyorum, vermeden nasıl yazacağım onu da bilmiyorum ama ilk paragrafta ve Pinky konusunda bahsettiğim gibi değişik durumlar içindeyiz. Elizabeth Keen benim için dizinin en gereksiz karakteri ve en uyuzu. Ama bu bölüm Pinky sahnesinde gördüğümüz üzere samimi bir aile ortamı oluşmuş durumda. Raymond, Elizabeth ve Agnes sanki bir aile gibi hareket ediyor. Raymond 8. sezondur dava edindiği Elizabeth’i koruma görevi için önemli fedakârlık yapmaya hazırlanıyordu. Tüm bölüm boyunca olacaklardan dolayı üzülüyoruz. Mr. Kaplan ya da Glen’in öldüğü bölümlerde bile bu kadar hüzün dolduğumu hatırlamıyorum. Fakat bu bölümde bir suç dizisinden daha çok bir aile dizisi havası vardı ve bu hava beni çarptı.

 

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Masalarının arası geniş, insanların kendilerini güvende hissedeceği, enfes pastaları ve sohbetleri, tür tür kahve çekirdeklerinden kahveleri, keyfe göre nargileleri olan bir kafe açma hayalim var. Ama kafe açamayınca blog açtım!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: