İzledim: Yaralarım Aşktandır “Bir Kadın Hikayesi”
Akıl vahiyden üstün müdür?
24 Nisan 2022
İzledim: Sen Ben Lenin
19 Mayıs 2022

Ben bugün bir tiyatro oyunu izlemedim, oyunun içinde yaşadım. Nazan Kesal’ın bedeninde tekrardan canlanan Füruğ Ferruhzad’ın toprağa emanet edilmeyi beklerken araftan bize seslenişini ve yaşadıklarını kendisinden hissettim. Takıntılı olduğum kişiler dışında takip ettiğim, tanıdığım sanatçı yoktur, o yüzden Nazan Kesal’i bu oyunda tanıdım. Belki daha önce mutlaka bir filmde vs. görmüşümdür ama sahnedeki oyunuyla kendisini tanıdım. Şu an bu yazıda övmek istediğim oyun değil, Nazan Kesal’in oyunculuğu…

Ya şunu da araya sıkıştırmak istiyorum. Meclis Kültür Sanat Merkezi en tiyatro izlenmeyecek mekan… Bunu üzülerek söylüyorum ama Sümerler Açık Hava Tiyatrosunun betonu, buranın koltuklarından daha rahat.

Sahnede Şiirden Bir Kadın

Füruğ Ferruhzad çocuğu için ben bir şiir doğurdum, şiir büyüttüm diyor. Kendisinin içinden de şiirler taşıyor. Zaten çocukken o ne söylese şiir olurmuş. Ama mollalar şiirden pek anlamazmış anlaşılan. Yıkanmasına izin verilmemiş naşın, o’da arafta kalmış. Bize araftan seslendi Füruğ Ferruhzad. İlk önce nasıl öldüğünü anlatıyor, nasıl öldüğünü anlatıyor ama kaç kere öldüğünü hatırlamıyor. Ondan sonra basının gözünde var olmaya çalışıyor. O çabaladıkça babası onu görmüyor, en son kütüphanesine evlatlık veriyor. Kocasının ve toplumun önünde var olmaya çabalıyor. O çabaladıkça kocası onu boşuyor, toplum dışlıyor. Aşırı bu diyorlar, günahkâr diyorlar toplum onun için bir şeyler dedikçe o daha da aykırı oluyor. Bunları anlatırken sahnede Nazan Kesal bulunuyor ama kulağınızı kabarttığınızda Füruğ Ferruhzad’ı duyuyorsunuz.

Nazan Kesal “Füruğ’un Işığını Taşıyan Kadın

Oyundan çıktıktan sonra tiyatro ile ilgili arkadaşlarıma tek tek mesaj attım. Nazan Kesal’i herkesin övmesi gerekiyor. Fakat terbiyesiz olan benmişim, çünkü ben hariç herkes o’nu tanıyor. Sahnede girdiği rol, sahneye hakimiyeti, anlık gelişen olaylara tepkisi ise çok profesyonelceydi. Mesela tam babasının gözünde verdiği mücadeleyi anlatırken en dramatik zamanda ezan okumaya başladığında sanki pause tuşuna bastı fakat seyircinin duygusal bağını koparmamak için hâlâ sahnede oynuyordu.

İlk Defa Sahnede Ağlayan Bir Oyuncu Gördüm

Nazan Kesal ezan okunmadan önce ağlamaya hazırlanıyordu, ezanla birlikte ağlamaya başladı, fakat ağlaması bile, pause tuşuna basılmasına rağmen oyunun devamıydı. O’nun ağlamasıyla gözlerimin dolduğunu itiraf edebilirim. Ardından birkaç kez daha göz yaşlarının döküldüğünü gördüm. Çok fazla tiyatro oyununa gittim diyemem ama ben ilk defa bu şekilde sahnede ağlayan birini gördüm. Hiçbir yardım almadan o an, duygu değişimiyle istediği zaman ağladı sahnede. Sırf bu hareketi için ayakta dakikalarca alkışladım.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Bu oyun bende Füruğ Ferruhzad‘ın hayatını araştırma, o’nu tanıma ve şiirlerini okuma isteğini arttırdı. Yarın müsait olduğum zaman ilk iş olarak Yaralarım Aşktandır ve bir kaç şiir kitabının siparişini vereceğim. 

Serkan Dinç
Serkan Dinç
Masalarının arası geniş, insanların kendilerini güvende hissedeceği, enfes pastaları ve sohbetleri, tür tür kahve çekirdeklerinden kahveleri, keyfe göre nargileleri olan bir kafe açma hayalim var. Ama kafe açamayınca blog açtım!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: